Myofonksiyonel Terapi

İçindekiler

Myofonksiyonel Tedavi

Myofonksiyonel tedavi (MFT), dil, dudaklar ve yanaklar da dahil olmak üzere ağız ve yüz kaslarını yeniden eğitmeye odaklanan özel bir tedavidir. Diş hekimleri, orofasiyal miyo fonksiyonel bozuklukları (OMD’ler) olan hastaları tedavi etmek için myofonksiyonel terapistler ile teşhis ve işbirliği yapmada önemli rol oynarlar. OMD’ler, bir kişinin solunumunu, yutkunmasını, çiğnemesini, konuşmasını ve genel ağız gelişimini etkileyebilecek geniş bir dizi sorundur. Bu bozukluklar diş sağlığı, yüz gelişimi ve genel refah üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir.

Bu makale, diş hekimlerine myofonksiyonel tedaviye, faydalarına ve myofonksiyonel terapistlerle işbirliğinin hasta sonuçlarını nasıl iyileştirebileceğine dair kapsamlı bir bakış açısı sunmayı amaçlamaktadır.

Myofonksiyonel Tedavi Nedir?

Myofonksiyonel tedavi, hastaların optimal işlev için orofasiyal kompleksindeki kas gücünü ve koordinasyonunu geliştirmeye odaklanan bir davranış terapisi türüdür. Myofonksiyonel terapistler, orofasiyal anatomi, fizyoloji ve OMD’lerin sağlık ve gelişme üzerindeki etkisini derinlemesine anlayan, genellikle konuşma-dil patologları veya özel eğitim almış diş hijyenistleri gibi eğitimli profesyonellerdir.

Tedavinin Amacı: Myofonksiyonel tedavi amacı, yutkunma, konuşma, solunum ve çiğneme işlevlerini iyileştirerek, OMD’lerin neden olduğu sorunları azaltmaktır. Bu tedavi, düzgün diş hizalanması ve yüz estetiği için de önemlidir, çünkü dil ve dudakların düzgün konumlandırılması, dişlerin ve çene yapısının doğru gelişimini teşvik eder.

Tedavi Süreci: Myofonksiyonel tedavi süreci, bireysel değerlendirme ile başlar ve spesifik kas egzersizlerini içerir. Terapistler, hastaların kaslarını nasıl doğru kullanacaklarını öğretirken, egzersizlerin günlük rutinlerine entegre edilmesini sağlar. Bu egzersizler genellikle dilin, dudakların ve yanakların gücünü ve esnekliğini artırmayı hedefler, böylece orofasiyal bölgenin genel işlevselliği ve sağlığı iyileşir. Tedavi süreci, hastanın ihtiyaçlarına göre uyarlanır ve genellikle birkaç ay sürebilir.

Orofasiyal Miyo Fonksiyonel Bozuklukları (OMD'ler)

Diş hekimleri rutin diş muayeneleri sırasında OMD belirtilerini ilk belirleyenler olabilir. OMD’lerin teşhis edilmesi ve tedaviye yönlendirilmesi, bu bozuklukların yaratabileceği uzun vadeli sağlık sorunlarını önleme açısından kritik öneme sahiptir.

En yaygın OMD’lerden bazıları şunlardır:

  1. Dil İtme: Yutma sırasında dilin ön dişlere veya dişlerin arasına doğru itilmesi. Bu durum, zamanla dişlerin hizasında bozulmaya ve çene yapısında değişikliklere neden olabilir.
  2. Ağızdan Nefes Alma: Burundan nefes almak yerine ağızdan nefes almanın alışkanlık haline gelmesi. Bu, ağız kuruluğu, boğaz enfeksiyonları ve diş çürüğü gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir.
  3. Parmak Emme ve Uzun Süreli Emzik Kullanımı: Yüz ve diş gelişimini etkileyebilecek alışkanlıklar. Bu davranışlar, dişlerin ve çenenin doğal gelişimini bozabilir ve düzeltici diş tedavilerine ihtiyaç duyulmasına neden olabilir.
  4. Dil Bağı (Ankiloz): Dil hareketini sınırlayan kısıtlı bir frenulum (dil altındaki doku). Bu durum, konuşma ve yutkunma zorluklarına neden olabilir.
  5. Uyku Bozukluğu Nefes Alma (SDB): Horlama ve obstrüktif uyku apnesi gibi sorunları içerir, genellikle OMD’lerle bağlantılıdır. Bu durum, gece uyku kalitesinin düşmesine ve dolayısıyla gündüz yorgunluğuna yol açabilir.

OMD’lerin tanı ve tedavisi için, diş hekimleri genellikle myofonksiyonel terapistler, konuşma terapistleri ve kulak burun boğaz uzmanları ile işbirliği yapar. Bu multidisipliner yaklaşım, hastaların genel sağlık ve refahını iyileştirmek için kritik öneme sahiptir.

Diş Hekimlerinin Myofonksiyonel Tedavideki Rolü

  1. OMD’leri Tarama ve Belirleme:

    • Açık ısırık: Dilin yutkunma sırasında sürekli olarak dişlere baskı yapması sonucu dişlerin hizasının bozulması durumudur.
    • Dar palate: Damak yapısının anormal darlığı, dişlerin sıkışmasına ve yanlış hizalanmasına neden olabilir.
    • Çapraz ısırık: Üst dişlerin alt dişlerin dışına doğru veya içine doğru hizalanmaması, çene fonksiyonları üzerinde stres yaratır.
    • Diş kalabalığı: Yeterli alan olmadan dişlerin sıkışık bir şekilde çıkması, temizliği zorlaştırır ve çürüklere yol açabilir.
    • Yüz asimetrisi: Çene gelişimindeki asimetri, çiğneme ve konuşma yeteneği üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir.

    Bu belirtileri tespit etmek, diş hekimlerinin, hastalara uygun tedavi yönlendirmesi yapabilmesi için önemlidir.

  2. Teşhis ve Yönlendirme: Kapsamlı bir değerlendirme süreci sonrasında, diş hekimleri gerekli görüldüğünde hastaları myofonksiyonel terapistlere yönlendirir. Bu, hastanın genel iyileşme sürecini optimize eder ve uzman tedavi gerektiren durumların üstesinden gelinmesini sağlar.

  3. Ortak Tedavi Planlaması: Diş hekimleri, myofonksiyonel bozuklukların hem işlevsel hem de estetik yönlerini ele almak üzere myofonksiyonel terapistler ile birlikte çalışır. Bu işbirliği, hastanın tedavi planının her yönünü kapsayacak şekilde genişletilmesine olanak tanır, böylece tedavi daha etkili ve kapsamlı hale gelir.

  4. Frenulum Ektomisi Öncesi ve Sonrası Bakım: Frenulum ektomisi, kısıtlı dil bağının kesilerek daha fazla dil hareketi sağlanmasını içeren bir prosedürdür. Bu işlem öncesinde ve sonrasında, diş hekimleri ve myofonksiyonel terapistler arasındaki yakın işbirliği, hastanın hızlı ve etkili bir şekilde iyileşmesini destekler.

  5. İlerlemeyi İzleme ve Takip: Tedavi sürecindeki ilerlemenin sürekli izlenmesi, potansiyel sorunların erkenden tespit edilmesini ve tedavi planının gerektiği şekilde ayarlanmasını sağlar. Diş hekimleri, düzenli muayeneler ve değerlendirmeler yoluyla bu sürecin bir parçasıdır ve hastanın genel iyileşme sürecinde kritik bir role sahiptir.

Bu görevlerin her biri, hastanın tedavi sürecindeki başarısını artırma ve OMD’lerin neden olduğu sorunları azaltma konusunda hayati öneme sahiptir. Diş hekimleri, bu süreçte merkezi bir rol oynayarak, hastaların ağız ve yüz sağlığının iyileştirilmesine büyük katkıda bulunurlar.

Myofonksiyonel Terapinin Temel Bileşenleri

Myofonksiyonel terapi, orofasiyal miyo fonksiyonel bozukluklarla mücadele ederken bireysel ihtiyaçlara özel, kapsamlı bir yaklaşım sunar. Tedavi sürecinin temel bileşenleri aşağıdaki gibidir:
  1. Kapsamlı Değerlendirme: Myofonksiyonel terapist, hastanın ağız duruşu, yutma kalıpları, nefes alma alışkanlıkları ve konuşma kalıplarının kapsamlı bir değerlendirmesini yapar. Bu aşamada, hastanın mevcut durumunun tam bir anlayışı elde edilir, böylece tedaviye uygun başlangıç noktası belirlenebilir.
  2. Kişiselleştirilmiş Tedavi Planı: Bireyin ihtiyaçlarına ve hedeflerine göre kişiselleştirilmiş bir tedavi planı tasarlanır. Bu plan, hastanın spesifik durumuna göre özelleştirilir ve en etkili sonuçları elde etmek için sürekli olarak gözden geçirilir ve gerektiğinde ayarlamalar yapılır.
  3. Egzersizler ve Teknikler: Hastalar, aşağıdakileri iyileştirmek için özel egzersizleri öğrenir ve uygular:
    • Dinlenme halindeki dil duruşu: Dilin doğru konumlandırılması, diş ve çene gelişimini olumlu yönde etkiler.
    • Yüz ve dil kaslarını güçlendirme: Güçlü kaslar, düzgün yutma ve konuşma için esastır.
    • Yutma kalıplarını yeniden eğitme: Yanlış yutma alışkanlıklarını düzeltmek, diş ve çene sağlığını iyileştirebilir.
    • Burundan nefes almayı teşvik etme: Doğru nefes alma teknikleri, genel sağlık üzerinde önemli faydalar sağlar.
  4. Alışkanlık Değişikliği: Terapist, hastanın OMD’lere katkıda bulunan parmak emme, tırnak yeme veya ağızdan nefes alma gibi alışkanlıkları tanımlamasına ve bunları ele almasına yardımcı olur. Bu alışkanlıkların değiştirilmesi, tedavinin başarısını artırır ve kalıcı iyileşmelere yol açar.
  5. Davranış Stratejileri: Terapist, pozitif pekiştirmeyi kullanır ve hastanın alışkanlıkları ile sağlığı arasındaki bağlantıyı anlamasına yardımcı olur. Bu stratejiler, hastanın motivasyonunu ve tedaviye bağlılığını artırarak, uzun vadeli iyileşmeleri destekler.
Bu bileşenlerin her biri, myofonksiyonel terapinin kapsamlı ve etkili bir şekilde uygulanmasını sağlar, böylece hastalar orofasiyal miyo fonksiyonel bozukluklardan kaynaklanan sorunları en aza indirgeyebilir ve genel ağız sağlığını iyileştirebilirler.

Myofonksiyonel Terapinin Faydaları

yofonksiyonel terapi (MFT), orofasiyal miyo fonksiyonel bozuklukların tedavisinde çeşitli önemli faydalar sağlar. Bu faydalar, hastaların ağız ve genel sağlıklarını büyük ölçüde iyileştirebilir:

  1. Geliştirilmiş Ağız Sağlığı: MFT, dil itme, ağızdan nefes alma ve diğer işlev bozukluğu alışkanlıklarının düzeltilmesi yoluyla, ortodontik sorunları ve diş çürümesi riskini önlemeye yardımcı olabilir. Bu düzeltmeler, dişlerin ve çenenin daha sağlıklı bir şekilde gelişmesini teşvik eder.

  2. Gelişmiş Yüz Gelişimi: Çocuklarda uygun çene büyümesini ve yüz yapısını destekleyerek, MFT uzun vadede yüz estetiği ve fonksiyonel yapıyı iyileştirebilir.

  3. Konuşma Artikülasyonunda İyileşme: Dil yerleştirme ve kas koordinasyonu ile ilgili konuşma sorunlarını düzeltmeye yardımcı olur. Bu, net ve düzgün bir konuşma yeteneği kazandırarak sosyal ve profesyonel etkileşimleri pozitif yönde etkileyebilir.

  4. Uyku Bozukluğu Nefes Alma Belirtilerinin Azalması: Nazal nefesi teşvik ederek ve açık ağız pozisyonunu ele alarak, MFT horlamayı azaltmaya ve uyku kalitesini iyileştirmeye yardımcı olabilir.

  5. Hava Yolu Fonksiyonunun İyileştirilmesi: Optimal dil duruşu ve burundan nefes alma genel solunum sağlığını iyileştirir. Bu, gün boyunca daha iyi enerji seviyeleri ve azalmış sağlık sorunlarına yol açar.

  6. Ağrının Azaltılması: MFT, OMD’ler ile ilişkili olabilecek çene ağrısını ve gerilim tipi baş ağrılarını ele alabilir. Bu durumlar, gergin kaslar ve düzgün olmayan çene fonksiyonlarından kaynaklanabilir.

  7. Daha İyi Ortodontik Sonuçlar: Myofonksiyonel terapi, ortodontik tedavi sonuçlarının istikrarını artırabilir ve nüksetmeyi önleyebilir. Bu, düzeltilen dişlerin ve çenenin daha uzun süre ideal hizasını korumasını sağlar.

Bu çeşitli faydalar, myofonksiyonel terapinin geniş kapsamlı tedavi yaklaşımının neden bu kadar değerli olduğunu göstermektedir. Hastalar, bu terapi sayesinde hem fiziksel hem de psikolojik olarak daha sağlıklı ve dengeli bir yaşam sürdürebilirler.

Myofonksiyonel Terapi Ne Zaman Dikkate Alınmalı?

Myofonksiyonel terapi (MFT), belirli orofasiyal miyo fonksiyonel bozukluklar gösteren hastalar için önemli bir tedavi seçeneği olabilir. Diş hekimleri, aşağıda listelenen durumlardan herhangi birini gösteren hastalar için myofonksiyonel terapiye yönlendirmeyi düşünmelidir:

Çocuklar:

  1. Ağızdan Nefes Alma: Uzun süreli ağızdan nefes almak, diş sağlığı ve yüz gelişimi üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.
  2. Parmak Emme veya Uzun Süreli Emzik Kullanımı: Bebeklik dönemini geçtikten sonra devam eden bu alışkanlıklar, dişlerin ve çenenin doğru gelişimini engelleyebilir.
  3. Dil İtme Yutma: Dilin, yutkunma esnasında sürekli olarak dişlere veya diş aralarına doğru itilmesi, maloklüzyonlara neden olabilir.
  4. Açık Kapanış, Çapraz Kapanış veya Diğer Maloklüzyonlar: Bu tür diş ve çene hizalanma sorunları, çiğneme ve estetik problemlerine yol açabilir.
  5. Çiğneme veya Yutma Güçlüğü: Bu, beslenme alışkanlıklarını ve genel sağlığı olumsuz etkileyebilir.
  6. Konuşma Güçlükleri: Artikülasyon sorunları ve anlaşılırlık problemleri, sosyal ve akademik gelişimi etkileyebilir.
  7. Uyku Bozukluğu Nefes Alma Belirtileri: Horlama ve obstrüktif uyku apnesi gibi belirtiler, gece uyku kalitesini düşürür ve gündüz yorgunluğuna yol açabilir.

Yetişkinler:

  1. Dil İtme: Yetişkinlerde de devam eden dil itme, dişlerin yer değiştirmesine ve çene ağrısına yol açabilir.
  2. Kronik Ağız Solunumu: Uzun süreli ağızdan solunum yapmak, diş ve diş eti sağlığını olumsuz etkileyebilir.
  3. Çene Ağrısı veya Gerilim Tipi Baş Ağrıları: Bunlar, çoğunlukla yanlış çene fonksiyonlarından kaynaklanabilir ve MFT ile yönetilebilir.
  4. Konuşma Problemleri veya Pelteklikler: Dil ve dudak koordinasyon bozuklukları, konuşma kalitesini düşürebilir.
  5. Stabiliteyi Artırmak için Ortodontik Tedavi Öncesi veya Sonrası: MFT, ortodontik tedavinin uzun vadeli başarısını artırmak için uygulanabilir.
  6. Ortognatik Cerrahi (Düzeltici Çene Ameliyatı) Geçirenler: Ameliyat sonrası fonksiyonel iyileşme ve estetik sonuçların optimize edilmesi için MFT önemlidir.
  7. Obstrüktif Uyku Apnesi veya Diğer Uyku Bozukluğu Belirtileri: Bu durumlar, genel sağlık üzerinde ciddi etkilere sahip olabilir ve MFT ile yönetilmesi gerekebilir.

Bu belirtiler veya durumlar gözlemlendiğinde, myofonksiyonel terapiye yönlendirme, hastanın sağlık ve yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştirebilir. Diş hekimleri, bu tür durumları tespit edip uygun tedaviye yönlendirerek kritik bir rol oynarlar.

Diş Hekimleri ve Myofonksiyonel Terapistler Arasındaki İşbirliği

Diş hekimleri ve myofonksiyonel terapistler arasında güçlü bir işbirliği kurmak, hastaların en iyi bakımı almasını sağlamak için temeldir. İşte bu işbirliğinin hastalara sağladığı faydalar:

  1. Hastanın İhtiyaçlarının Kapsamlı Anlaşılması: Diş hekimi ve myofonksiyonel terapist arasındaki sürekli bilgi paylaşımı, hastanın sorunlarının ve bunların nasıl ilişkili olduğu konusunda kapsamlı bir anlayış sağlar. Bu, sorunların kök nedenlerini anlamada ve daha etkili tedavi stratejileri geliştirmede hayati önem taşır.

  2. Entegre Tedavi Yaklaşımı: Ortak planlama, diş müdahalelerinin ve myofonksiyonel terapinin birlikte çalışmasını sağlayarak en iyi sonuçlara ulaşılmasını destekler. Bu yaklaşım, her iki uzmanlık alanının güçlü yönlerini birleştirir ve hastaların tedavi sürecinde kapsamlı bir iyileşme yaşamasını sağlar.

  3. Gelişmiş Tedavi Başarısı: Myofonksiyonel terapi sırasında edinilen işlevsel alışkanlıklar, diş hekimliği müdahaleleriyle yapısal değişikliklerin birleştirilmesiyle sürdürülür. Bu birleşik çabalar, hastanın durumunda uzun süreli ve kalıcı iyileşmeler sağlar, böylece nüks oranları azalır ve tedavinin genel başarısı artar.

  4. Hasta Güçlendirme: İşbirliği, hastaların sağlıklı alışkanlıkları benimsemesine ve kendi sağlıklarında daha aktif bir rol almalarına yardımcı olur. Tedavi sürecinin her aşamasında hastalar bilgilendirilir ve tedavi kararlarına dahil edilir, bu da onların motivasyonunu ve tedaviye uyumunu artırır.

Bu işbirliği, myofonksiyonel bozuklukların tedavisinde daha yüksek başarı oranlarına ve hastaların genel yaşam kalitesinde önemli iyileşmelere yol açar. Diş hekimleri ve myofonksiyonel terapistler, hastaların ağız ve genel sağlığını iyileştirmek için birlikte çalışarak, en iyi klinik sonuçları elde etmeyi hedeflerler.

Biz Dijital Dünyadaki Varlığınızla İlgilenelim, Siz Gülümsemelerle İlgilenin.
20
Yıllık

Ajans Deneyimi

98
%

Müşteri memnuniyeti

+1000
Proje

Web, Kurumsal Kimlik, Video

3
Saat

Ortalama Geribildirim Süresi

DİJİTAL DÜNYA & DİŞ HEKİMLERİ

Blog Yazıları

etkili blog yazıları

Diş Klinikleri için Etkili Blog Yazıları ?

Etkili blog yazıları, diş hekimliği pratiğinizin çevrimiçi itibarını güçlendirme ve hedef kitlenizle bağlantı kurma konusunda kritik bir role sahiptirGünümüzün dijital çağında, güçlü bir çevrimiçi varlık herhangi bir diş kliniği için hayati öneme sahiptir. İyi yönetilen bir blog, yeni hastaları çekmek, güven oluşturmak ve uzmanlığınızı kanıtlamak için mükemmel bir araçtır. Ancak, sadece bir blog sahibi olmanız yeterli değildir; hedef kitlenizle rezonans yaratacak ve sitenize trafik çekecek ilgi çekici içerikler oluşturmanız gerekir.

YAZININ DEVAMI
google haritalar

Diş Hekimleri için Google Haritalar & Pazarlama

Google Haritalar, diş kliniklerinin yerel aramalarda öne çıkmasını sağlayarak, potansiyel hastaların kolayca erişimine olanak tanır ve bu sayede kliniklerin görünürlüğünü artırır. Günümüzün dijital çağında, diş klinikleri için güçlü bir çevrimiçi varlık artık bir lüks değil, bir zorunluluktur. Dijital cephaneliğinizdeki en güçlü araçlardan biri Google Haritalar’dır. Yerel aramalar için başvurulan bir platform olan Google Haritalar, yakınlarındaki hizmetleri bulmak için milyonlarca kullanıcının güvendiği bir araçtır

YAZININ DEVAMI
google business

Diş Hekimleri İçin Google Business

Web sitesi olan ancak Google Business Profili olmayan bir diş hekimi misiniz? Öyleyse, yeni hastaları çekmek ve muayenehanenizi büyütmek için değerli bir fırsatı kaçırıyorsunuz.

Google, küresel arama pazarının neredeyse %92’sine sahip. Bu, potansiyel hastalarınızın çoğunun bölgenizdeki diş hekimlerini aramak için Google’ı kullandığı anlamına gelir.

YAZININ DEVAMI
Hasta Yorumları

Diş Klinikleri için Hasta Yorumları

Diş klinikleri için hasta yorumları, hasta memnuniyeti ve klinik imajı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. İlk yorumunuzu aldıysanız ya da yıllardır süregelen bir yorum akınına uğruyorsanız, bu yorumlara yanıt vermek zorlayıcı olabilir. Yanıtlarınızın her seferinde eşsiz ve etkileyici olmasını nasıl sağlarsınız? Yorumlara kişisel bir dokunuş katmak istiyorsunuz …

YAZININ DEVAMI
görsel içerik

Diş Hekimleri İçin Görsel İçerik Kılavuzu

Görsel İçerik ile günümüzün görsel odaklı dünyasında, dikkat çekici fotoğraflar ve videolar, hastalarla etkileşim kurmak ve diş hekimliği pratiğinizi büyütmek için çok önemlidir. Görsel içerik, hasta ilgisini çekme, güven oluşturma ve karmaşık diş hekimliği prosedürlerini kolayca sindirilebilir bilgilere dönüştürme gücüne sahiptir. Görsel öğeleri stratejik olarak kullanarak, pratiğinizi öne çıkarabilir, yeni hastalar çekebilir ve genel hasta deneyimini iyileştirebilirsiniz.

YAZININ DEVAMI
marka ve itibar yönetimi

Marka ve İtibar Yönetimi

Marka ve itibar yönetimi, bir işletmenin başarısında kritik bir rol oynar ve sürekli bir süreçtir. Bu süreç, planlı ve stratejik bir yaklaşım gerektirir. İşletmelerin güncel trendleri takip etmeleri ve dijital dünyadaki değişimlere hızlı bir şekilde adapte olmaları önemlidir.

YAZININ DEVAMI
Video ve Görsel İçerik Üretimi

Video ve Görsel İçerik Üretimi

Video ve görsel içerik üretimi’ni benimsemek, yeni hastalar çekmek, mevcut müşteri tabanını etkileşimde tutmak ve alanlarında lider olarak kendilerini konumlandırmak isteyen diş hekimleri için akıllıca bir yatırımdır. Bu stratejiler, diş hekimliği pratiğinizin çevrimiçi varlığını güçlendirir ve potansiyel hastalar üzerinde kalıcı bir izlenim bırakmanıza yardımcı olur. Üretkenlik ve tutarlılıkla, bu güçlü araçları kullanarak pratiğinizi büyütebilir ve uzun vadeli hedeflerinize ulaşabilirsiniz. Sonuç olarak, video ve görsel içerik pazarlaması, diş hekimliği pratiğinizin başarısını artırmak için etkili ve değerli bir yoldur

YAZININ DEVAMI
Dental Yazılım Şirketleri

Dental Yazılım Şirketleri

Dental Yazılım Şirketleri , diş kliniklerinin yönetiminden hasta kayıtlarına, randevu takibinden tedavi planlamasına kadar birçok alanda büyük kolaylık sağlamaktadır. Diş hekimliği, son yıllarda hızla gelişen bir alan haline gelmiştir. Bu gelişim, yalnızca yeni tedavi yöntemleri ve cihazlarla sınırlı kalmamış, aynı zamanda yazılım teknolojilerinin de diş hekimliği pratiğine entegre edilmesiyle genişlemiştir.

YAZININ DEVAMI
İletişim

Dijital Dünyada İş Süreçlerinizin Doğru Yönetimi için Bizimle Çalışın

Herhangi bir sorunuz varsa memnuniyetle cevaplarız ve ihtiyaçlarınıza en iyi şekilde uygun olan hizmetlerimizi belirlemenize yardımcı oluruz.

1

Sizin uygun olduğunuz bir zamanda bir görüşme ayarlıyoruz.

2
Belilenen hedeflere yönelik danışma toplantısı gerçekleştiriyoruz.
3

Bir teklif hazırlıyoruz.

Ücretsiz Danışmanlık İçin Randevu Al